İcra Hukukunda Neden Biz ?

Ofisimizde yerli ve yabancı şirket ve gerçek kişilerin Türkiye’deki alacaklarının tahsili için avukatlık ve danışmanlık hizmeti verilmektedir.
20 yıllık kesintisiz çalışma süreci yürüten uzman kadrosu ile ofisimiz ilklere imza atmış olup; alacak ve karşılıksız çek/çek tahsili, haciz, ihtiyati haciz, rehin, ipotek işlemleri, adli takip, itirazın iptali veya kaldırılması tasarrufun iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının açılması ve takibi, süresinde yapılamayan şikayet/ itirazlar, icra takibi yoluyla çocuk teslimi hususlarında danışmanlık hizmeti ve hukuki destek sağlamaktadır.
İcra takibi, borçlunun borcunu herhangi bir sebeple ifa etmemesi halinde alacaklının bu borcu devlet gücü ile tahsil etmek üzere İcra Müdürlüğü nezdinde başlattığı takiptir.
  • İlamlı İcra: Hak ihlaline uğrayan ya da hakkı yerine getirilmeyen bir kimsenin(alacaklının) mahkeme aracılığıyla lehine aldığı kararın, davalı tarafından gereğinin gönüllü olarak yerine getirilmediği halde icra dairesine başvurma usulüyle borçluya bir ödeme emri gönderebilmesidir.
  • İlamsız İcra: Kanun, ilamlı icra dışında, sadece para ve teminat alacakları için ilamsız icra yolu ile takibi de kabul etmiştir. Bu yolda alacaklının alacağının mahkeme ilamı ile tespit edilip hüküm altına alınması gerekmez.
  • İlamsız icra yolu kendi içinde üçe ayrılır.
    • 1-) Genel Haciz Yolu ( Sadece para ve teminat alacakları için)
    • 2-) Kambiyo Senetlerine özgü Haciz Yolu
    • 3-)Kiralanan Taşınmazların Tahliyesi
  • Rehnin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip: Kanun koyucunun yalnızca alacağı rehinle temin edilen alacaklılar için öngördüğü bir yoldur. Rehin alacaklısının, kanunda belirtilen istisnalar dışında ilk olarak rehinin paraya çevrilmesi yoluna başvurması zorunludur.
  • İhtiyati Haciz: Geçici hukuki koruma sağlar. Hem ferdi hem toplu cebri icra takibinin sonucunu güvence altına almaya hizmet eder.

İCRA HUKUKUNDA ŞİKAYET


İcra ve iflas dairesinin yapmış olduğu işlemlerle ilgili olarak görevini yerine getirmez, kanuna aykırı olarak yerine getirir, hakkın yerine getirilmesini sürüncemede bırakır veya takdir yetkisini olaya uygun şekilde kullanmaz ise, bundan zarar gören ilgililer, daireyi denetlemeye tabi icra mahkemesine şikayet yoluyla başvurabilirler. Şikayet kendine özgü bir yol olup bir dava ya da gerçek anlamda bir kanun yolu değildir.
Şikayet süresi : Kural olarak şikayet konusu işlemi öğrendiği tarihten itibaren başlar ve yedi gündür. Tebliğ edilmişse, süre tebliğden itibaren başlar. Şikayet süresi içinde yapılmalıdır ,süresinden sonra yapılan şikayet dinlenilmez.

ÖDEME EMRİNE İTİRAZ


Borçlu ,ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse , ödeme emri, dolayısıyla takip kesinleşir. Yedi gün içinde takibe itiraz etmeyen borçlunun, aynı yedi gün içinde borcunun ödemesi veya mal beyanında bulunması gerekir.
İtiraz Sebepleri
  • Alacağın hiç doğmaması
  • Borcun sona ermesi
  • Alacağın takip talebindeki kadar olmaması
  • Alacaklının takip yapma yetkisinin olmaması (İcra memurunun kendiliğinden dikkate alması gereken hususlara ilişkin durumlar hariç)
İleri sürülüş bakımından itiraz sebepleri ise, imzaya itiraz ve borca itiraz olarak ikiye ayrılmaktadır. Alacaklının bir adi senede dayanarak takip yapması durumunda, borçlu bu senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde ayrıca ve açıkça itiraz ederse, bu, imzaya itirazdır. Resmi senetler için bu şekilde itiraz mümkün değildir. Genel mahkemelerde bir sahtelik davası açması gerekmektedir (menfi tespit davası). İmzaya itiraz dışındaki diğer tüm itirazlar borca itiraz niteliğindedir.
Ödeme emrine itiraz etmek isteyen borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde ödeme emrine itiraz etmelidir. Bu süre mutlak olup icra memuru itirazın süre içerisinde olup olmadığı kontrolünü sağlar.

İcra Takipleriyle İlgili Merak Edilen Terimler



89/1 İhbarnamesi Nedir?


Üçüncü kişilerdeki mal ve hakların ne şekilde haczedileceği konusundaki temel düzenleme İİK’nın 89 uncu maddesinde düzenlenmektedir. Buna göre takip dosyasının borçlusuna ait bir mal veya hakkı (alacak hakkı dahil) elinde bulunduran üçüncü kişiye ilk olarak birinci haciz ihbarnamesi gönderilir.

103 Davetiyesi Nedir?


İcra ve İflas Kanunu'nun 103. maddesinde bahsi geçen davet "103 davetiyesi" olarak adlandırılıyor. Kanuna göre, haciz sırasında borçlu kişi orada değilse icra dairesi haciz tutanağını örneğin borçlu ile aynı konutta oturan yetkili kimseye tebliğ eder. O da yoksa icra dairesi, haciz tutanağını 3 gün içinde incelemesi için alacaklı ve borçluyu icra dairesine davet eder. Yediemin Kimdir? İcraya konu edilen menkul ya da gayrimenkulün, yasal olarak, resmen ve emaneten teslim edildiği kişinin unvanı. Depo nedir? İcra ve iflas daireleri tarafından muhafaza altına alınmasına karar verilen mallar, mevzuattaki istisnalar saklı kalmak kaydıyla Bakanlık tarafından yetki verilen ve yetki çevresi belirlenen lisanslı yediemin depolarında muhafaza edilir.

Karşılıksız Çek Düzenleme Suçu Kanun koyucu karşılıksız çek suçunun takibini şikayete bağlı tutmuştur. Ancak bu şikayet süresi ile ilgili Türk Ceza Kanunu m.73/1’de yer alan fiilin ve failin kim olduğunun bilindiği veya öğrenildiği günden itibaren başlayacak altı aylık şikayet süresi değil, İcra ve İflas Kanunu m.347’de düzenlenen üç aylık ve her durumda bir yıllık şikayet süresi uygulanacak, şikayet hakkına sahip olan bu süreye riayet etmediği takdirde şikayet hakkı düşecek, yani mahkeme tarafından şikayet hakkının kaybedildiği resen dikkate alınacaktır.

Yediemin Kimdir ? İcraya konu edilen menkul ya da gayrimenkulün, yasal olarak, resmen ve emaneten teslim edildiği kişinin unvanı.

Depo nedir ? İcra ve iflas daireleri tarafından muhafaza altına alınmasına karar verilen mallar, mevzuattaki istisnalar saklı kalmak kaydıyla Bakanlık tarafından yetki verilen ve yetki çevresi belirlenen lisanslı yediemin depolarında muhafaza edilir.

Karşılıksız Çek Düzenleme Suçu Kanun koyucu karşılıksız çek suçunun takibini şikayete bağlı tutmuştur. Ancak bu şikayet süresi ile ilgili Türk Ceza Kanunu m.73/1’de yer alan fiilin ve failin kim olduğunun bilindiği veya öğrenildiği günden itibaren başlayacak altı aylık şikayet süresi değil, İcra ve İflas Kanunu m.347’de düzenlenen üç aylık ve her durumda bir yıllık şikayet süresi uygulanacak, şikayet hakkına sahip olan bu süreye riayet etmediği takdirde şikayet hakkı düşecek, yani mahkeme tarafından şikayet hakkının kaybedildiği resen dikkate alınacaktır.